Liseden Atıldı. Şimdi Sahip Olduğu Şirket 22 Milyar Dolar Değerinde

Bill Murphy Jr.  |   |    0

1568

Amerika’nın en başarılı giyim markalarından birinin arkasındaki hikâyeyi bildiğinizi sanıyor olabilirsiniz—fakat hikâyenin ilham verici bir dönüş noktası var.

 

Bu, Under Armour’un kurucusu Kevin Plank hakkında. Muhtemelen bu hikâyenin ana başlıklarını biliyorsunuzdur: Maryland Üniversitesinde bir futbol takımına girdi, formasının terden sırılsıklam olmasıyla hayal kırıklığına uğradı, ter emici tişörtler tasarladı, kredi kartlarını sonuna kadar kullandı, büyükannesinin bodrumunda çalışmaya başladı ve sonunda, kendi yazısına göre, piyasa değeri 22 milyar dolardan fazla olan halka açık bir şirket kurdu.

 

Ancak, hikâyenin başka bir parçası da var: Tüm bunlardan çok uzun zaman önce Plank, yanlış yoldan gidiyordu. Beş kardeşin en küçüğü olarak büyüdü ve Washington D.C.’nin dışında dini bir lise olan Georgetown Prep’te kardeşlerini takip etti. Ancak, karıştığı alkolün tetiklediği bir kavga ile beraber akademik problemler liseden atılmasına sebep oldu. Plank’in beş yık önce Forbes’a söylediği gibi, “O zamanlar bir mankafaydım.”

 

Kanada’dan bir gazete, The Globe and Mail, hikâyeyi toparlıyor.

 

Futbol yeteneği sayesinde, yakınlardaki St. John’s College Lisesi onu kabul etti ve oraya girdikten sonra kendine çeki düzen verdi. Ancak kavgacı tutumu lise boyunca onu bırakmadı (1. Ligdeki bir futbol takımına girmek için belirli bir miktar kendine güven gerekir) ve sonunda şirketini kurdu.

 

İkinci lisesinden mezun olduğunda Plank yalnızca 17 yaşındaydı ve üniversitede futbol oynamak istiyordu fakat kabul edilmiyordu. Bu yüzden, Sports Illustrated’a açıkladığı gibi, ailesi onu Fork Union Military Academy’ye – öğrencileri en iyi üniversite futbol programlarına sokan bir hazırlık okuluna – gönderdi. (Heisman Ödülü kazanmış ve NFL’nin Tenessee Titans’ında oynamış Pro Futbol Onur listesinde yer alan Eddie George sınıf arkadaşlarından biriydi.

 

Georgetown Prep’ten atılmamış olsaydı, St. Johns’a ve Fork Union’a – burada, Sports Illustrated’ın işaret ettiği gibi “Plank, birkaç yıl sonra müşteri tabanının temelini oluşturacak kontaklar edindi.” – hiç gidemezdi.

 

Tabii ki alkollü kavgalara karışmayı ya da liseden atılmayı desteklemiyorum. Ayrıca hala Plank’ın hikâyesinin daha devamı var – doğuştan bir girişimci olması ve gençliğinde başlattığı küçük işletmelerin hikâyeleri de dâhil.

 

Ancak, en ufak bir şey planlandığı gibi gitmediğinde “hayatın sona erdiğini” düşünenlerimiz için bu tür hikâyelerle karşılaşmak önemli (Böyle anlar yaşadığımı önce ben itiraf edeyim). Bir iş yolunda gitmez ya da bir iş fikri başarısız olur ya da bir ilişki biter – ya da hatta başarısız oluruz ve başımız belaya girer. Liseden atılmak uygun bir sonuç gibi görünüyor.

 

Ancak Amerika ile ilgili en muhteşem şeylerden biri çoğumuzun ikinci ve üçüncü şansları elde etmesi (eğer deneyecek kadar istekli ve cesursanız.) Ve sonuçta eğer işler yolunda gider ve fırsatları değerlendirirseniz, bu kötü anlar girişimcilik yaşamınızın başarı hikâyesinde birer dipnot olmaktan başka bir yer edinemez.

 

 

Bu makale inc.com’da Bill Murphy Jr. tarafından 2015’te yayınlanan yazıdan çevrilmiştir.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

Devamını oku:
OLYMPUS DIGITAL CAMERA
Diploma Başarı İçin Zaruri Midir?

Oregon, Eugene’de bulunan Lane Community Üniversitesinde ‘İşletmeye giriş’ derslerini dikkatle ve severek izleyen Devhin Hansen’in tek istediği başarılı bir işletme...

Kapat